Niğde’de Gezilecek Yerler


27
27 Beğeni
  1. 1 Gümüşler Manastırı


    Manastırın yer aldığı Gümüşler Kasabası'nın Orta Çağ’daki adı ve tarihi hakkında dönem kaynağı bulunmamaktadır. Büyük bir kaya kilisenin içine oyulan manastır Kapadokya bölgesindeki günümüze iyi korunarak gelmiş ve en büyük manastırlardan birisidir.

    Kapadokya’da kayaya oyulmuş pek çok manastır bulunmaktadır ve bazı bilim adamları bunları yemekhaneli (trapezalı) ve açık avlulu olmak üzere iki grupta ele almaktadırlar. Gümüşler Manastırı ikinci grup dâhilindedir. Manastırın en önemli yapısı, kompleksin kuzeyinde yer alan kilisedir. Dört serbest destekli kapalı Yunan haçı planlı kilisenin kuzey haç kolunun kuzeyinde iki mezar nişi, naosun batısında beşik tonoz örtülü iki giriş mekânı bulunmaktadır. Manastır da yer alan diğer mekânların pek çoğunun işlevi bilinmemektedir.

    Kilisenin duvar resimlerinde en az üç farklı ustanın çalıştığı düşünülmektedir. Ana apsisteki üç şerit halindeki resimlerin en üstündeki Tahtta İsa, sağında iki melek, İncil yazarlarının sembolleri ile Desis sahnesinde yer alan Meryem ve havariler, en alttaki şeritte ise Kayserili Büyük Basileios, Nysa’lı Gregorios, Nazians’lı Gregorios gibi kilise babalarının resimleri yer almaktadır.

  2. 2 Niğde Müzesi


    Niğde’de müzecilik faaliyetleri II. Dünya Savaşı sırasında, Akmedrese’nin İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin deposu olarak kullanılması ile başlatmıştır. 1957 yılında Akmedrese Niğde Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. 1977 yılında yeni binasına taşınan müzenin 1982 yılında da ilk teşhir tanzimi yapılmıştır. İhtiyaç üzerine müzedeki yeni teşhir-tanzim sonrasında 2001 yılında yeniden hizmete sunulmuştur. Müzede, Paleolitik Çağdan günümüze değin kronolojik düzenle sunulan 6 teşhir salonu bulunmaktadır.

    I. SALON: Kaletepe Obsidyen Atölyesi, Pınarbaşı Höyük, Köşk Höyük ve Tepecik Höyükte kazılarında bulunan opsidyen aletler ile Köşk Höyük kazılarından ele geçirilen ünik eserler, mezar buluntuları, tanrı ve tanrıça heykelcikleri, antropomorfik vazo ile “Köşk Höyük Kalkolitik Evi’nin birebir kurgusu teşhir edilmektedir. II. SALON: Göltepe Höyüğü kazılarında ele geçen madenci köyü buluntuları ile Kestel kalay maden ocağındaki galeri girişi, Hoker tarz gömüt ve ölü hediyeleri, Acemhöyük, Ulukışla’da bulunan eserler ile Asur Ticaret Kolonileri Çağı Acemhöyük kazısında çıkarılan saray buluntuları ve kapaklı vazolar sergilenmektedir. III. SALON: Geç Hitit şehir devletlerinden Nahita ve Tuvanuva krallıklarına ait fırtına ve bereket tanrısı stelleri, Hitit hiyeroglifiyle yazılmış kitabeler, Kaynarca Tümülüsü buluntuları, Frig Dönemi seramikleri ve “Göllüdağ Aslanı” sergilenmektedir.

    IV. SALON: Helenistik, Roma ve Bizans Dönemi buluntularına ayrılmıştır. Tepebağları, Porsuk Höyük ve Acemhöyük kazılarında ele geçirilen buluntular ile pişmiş toprak ve cam eserler, mühür baskıları, Roma ve Bizans Dönemlerine ait eserler yer almaktadır.

    V. SALON: Sikke basım tekniği ve genel tanımlar, Grek, Helenistik, Roma, Bizans ve İslami-Osmanlı dönemi sikkeleri, Selçuklu Dönemi gümüş define ile Tepebağları definesi yer alır.

    Mumyalar Bölümü

    B-Mumya Bölümü: Aksaray Ihlara Vadisi’nde bulunan “Rahibe Mumyası” ile Çanlı Kilise’den çıkarılan 4 adet çocuk mumyası sergilenmektedir.

    VI. SALON: Silahlar, el yazmaları, yazı takımları, aydınlatma araçları, halılar, kilimler, âlemler, takılar ile Kaçar Türklerine ait bir sini teşhir edilmektedir. Salonda birde geçen yüzyılda Niğde evinde akşam yemeği hazırlık teması oluşturulmuştur.

  3. 3 Tyana Su Kemerleri


    Tyana Ören Yeri ve Su Kemerleri Antik Tyana örenleri, Bor ilçesi, Kemerhisar Kasabası'ndadır. Ören yeri kasabanın büyük bir  bölümünün altında kalmıştır. Bahçeli Kasabası’nda bulunan ve Roma havuzu adıyla adlandırılan antik havuza hayat veren kaynak suyunun Roma Devri'nde yapılan kemerlerle taşınmasına yönelik oluşturulan kemerlerden dolayı kasaba Kemerhisar adını almıştır.Roma havuzundan itibaren Kemerhisar Kasabası içlerine kadar ki bölümde kemerler toprak altındadır. Kalan bölümdeki ve kazı alanına kadar olan kemerler ise toprak üzerindedir Halen büyük bir bölümü ayakta bulunan su kemerleriyle Roma havuzundan şehre su taşınmaktaydı. Su kemerleri M.S. II-III. yüzyıllara aittir. Tyana Ören yeri I.II. ve III. dereceli arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Tarih öncesinden Hititler’in yıkılışına değin pek çok uygarlığa mekân olan Kemerhisar(Tyana), Hititler döneminde Tuwanuwa, Roma’da ise Tyana olarak tanınmaktadır. Tuwanuwa Geç Hitit Dönemi'nin başkentidir. Ünlü kral Warpalawa İ.Ö.738–715 yıllarında bu kentte hüküm sürmüştür. M.Ö.30-M.S. 395 yıllarını kapsayan Roma Dönemi'nde, Kemerhisar(Tyana) yoğun yapılaşma ile tarihinin en önemli evresini yaşadı. Antik kent saraylarla, tapınaklarla, su kemerleriyle ve yerleşim birimleriyle büyük bir kent konumuna geldi. Tyana’nın en parlak dönemi hiç kuşkusuz Roma Çağı'dır. Bu dönemde iki kez Güney Kapadokya Krallığı’nın başkentliğini yapmıştır.

  4. 4 Narlıgöl Krater Gölü


    Kapladığı alan yaklaşık üç bin metrekareyi bulan, rakımı ise 1371 metre olan gölün derinliği 70 – 80 metreyi buluyor. Yüksek dağlarla çevrilmiş bu doğa harikası çukurda kaldığı için hiçbir zaman kar tutmuyor ve dondurucu ayazlar görülmüyor. Kapadokya kışları soğuk olurken, Narlıgöl kışı tamamen ılıman bir iklimle geçiriyor.Narlıgöl için Ihlara Vadisi’nin devamı da desek doğru olur. Doğal güzelliği ile Niğde’de önemli bir yer olan Narlıgöl, meteor düşmesiyle de oluşmuş olabileceği söylense de tüm Kapadokya bölgesinin tek krater gölü. Kraterler yanardağların hareketlenmesiyle lavların dışarıya akın etmesi ve magmalarda oluşan çukurlarda birikip taşlaşmasıyla oluşuyor. Zamanla yağmur ve kar sularıyla dolan kraterler de, gölleri meydana getiriyor. İşte Narlıgöl de bu tanıma giren Kapadokya göllerinden biri. Ihlara Vadisi yakınlarında gizlenmiş bir cennet gibi keşfedilmeyi bekleyen Narlıgöl, volkanik kökenli olmasına ve içinde kükürt bulunmasına rağmen suyu soğuk ve tatlı. Hatta içinde sazlık alanlar ve balıklar da bulunuyor. Eski zamanlarda ‘Acı Göl’ olan adının değişmesindeki sebep de bu olsa gerek.

  5. 5 Alâeddin Camii


    Alaeddin Cami: Niğde sancak beyi ziynettin Beşare tarafından 1223 yılında yaptırılmıştır. Kitabesine göre yapının mimarları, üstad Sıddık ve kardeşi Gazi’dir. Ayrıca inşa kitabesinde, Müstenireddin adı geçmektedir, bu şahsın caminin inşaatından sorumlu yapım yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Bazı onarımlarla günümüze gelen cami, orijinal özelliğini büyük ölçüde korumakta ve işlevini devam ettirmektedir. Cami iki kapılıdır. Doğuya bakan kapı üzerinde yaz aylarında 09.30 – 11.00 saatleri arasında güneş ışıklarının bıraktığı gölge, kapının taş maharetli elleriyle işleyen ustanın “ Taçlı Kadın Başı” ortaya çıkartmaktadır. Efsaneye göre usta, âşık olduğu ve hiç evlenemeyeceğini bildiği Niğde Sancak beyinin kızına duyduğu aşkı sonsuza dek yaşatmak için konuyu kapı süslemesindeki taşa resmetmiştir. Yapı, harım ile kuzeydoğu köşesine yerleştirilen tek şerefeli minareden oluşmaktadır.

  6. 6 Niğde Kalesi


    Niğde Kalesi, Eski Niğde şehrinin bulunduğu tepeyi çevreleyen kale üç surla çevrilmiştir. Fakat birçok yeri yıkılmış olan kalenin bedenlerinin bir kısmı evlerin duvarı olmuştur. Bugün tepenin kuzeydoğusunda bir hisarı içine alan kısım ayakta kalabilmiştir. Yakın zamana ait yıkıntıları arasında meskene çevrilen iki burcun kalıntıları görülebilmiştir. Bu sur muhtemelen Sungurbey Cami'nin yanına kadar uzanıyordu. Sungurbey Camisi'nin karşısındaki surlardan ayakta kalan az bir kısım restore edilmiştir. Batı taraftaki sur ve burçlar tamamen kaybolmuştur. Kalenin ayakta kalan tek burçtan ibaret ana kulesi tepenin en yüksek noktasına yapılmıştır. Nispeten daha iyi korunmuş olan bu ana kule, dikdörtgen burçlara yaslanan surlardan çok daha yüksektir. Ana kulenin duvarları yıkılmamış ise de iç kısmında bulunan birçok oda ve hücre tamamen harap olmuştur,

    Güney kısmında yapılan onarımlara rağmen surun ana hatları zorlukla seçilebilir. Kalenin tarihi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Alt duvarlarında Arap Bizans çeşnisi var ise de MÖ 8'inci asırda yapılmış olma ihtimali vardır. Kale 1740 yıllarında Sadrazam İshak Paşa tarafından onarılmıştır. Bugün ise Belediye tarafından tepenin etrafı duvarla çevrilerek, Tepenin üstü park haline getirilmiştir. Kalenin eski burçlarından birinin üzerine yapılmış bulunan meşhur saat kulesi fevkalade güzel bir eserdir ve adeta Niğde’nin sembolüdür. Fakat kitabesi olmadığı gibi hakkında fazla bir bilgi de yoktur. Ancak stil yoluyla 19'uncu yüzyıla tarihlenir. Saat Kulesi kalenin batı burçlarından birinin üzerine inşa edilmiştir.

  7. 7 Kayaardı Bağları


  8. 8 Hüdavent Hatun Türbesi


    Hüdavent Hatun Türbesi; taç kapısı üzerindeki inşa kitabesine göre, 712H./ 1312–13 M. yılında yapılmıştır. Anadolu Selçuklu Hükümdarı IV. Rukneddin Kılıç Aslan’ın kızı Hüdavend Hatun yaptırmıştır. Günümüze bazı onarımlar görerek gelen türbe, orijinal özelliğini korumaktadır. Yapı, tek katlı ve sekizgen planlı türbeler grubuna girer. Yapı inşasında sarımtırak renkte ince yönü trakit taşı; kapı ve pencerelerin söve, kemer ve lentolar ile kasnaktaki kuşak ve kitabelerde beyaz mermer kullanılmıştır. Kasnaktaki sivri kemerli alınlıklardaki bezemelerle, pencerelerdeki figürlü süslemelerde ve pencere şebekelerinde daha ince dokulu ve sert olan kırmızımtırak renkte taş; iç mekânın kubbe kasnağında sağır sivri kemerlerde siyah kesme taş kullanılarak oldukça zengin malzemeye yer verilmiştir.

    Yapını inşasında oldukça temiz ve itinalı bir işçilik görülür. Türbe, sekiz kenarlı bir kaide üzerinde sekizgen gövde olarak yükselmekte ve üstte Onatlı kenarlı kasnağa dönüşerek içten kubbeye, dıştan da sekiz kenarlı piramidal külahla kapatılmıştır. Türbe yapı bakımından olduğu kadar, bitkisel, geometrik ve özellikle figürlü plastik bezemeleri bakımından özeldir.

  9. 9 Andaval Kilisesi


    Niğde ilinin 8 km. kuzey - doğusunda, Niğde - Kayseri tren yolunun kıyısında bulunur ve erken Bizans dönemine tarihlenmektedir. Bazilikal plan şemasında inşa edilmiştir. Yapı, doğu-batı doğrultusunda, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Doğuda dışa taşkın, içten merkezi içeride yuvarlak, dıştan çokgen bir apsis yer almaktadır. Üç nefli naos içten içe 12 m. uzunluk, 12.20 m. genişliktedir. Naosun batı duvarında, biri orta nefte, diğeri kuzey nefte iki kapı ile dışa açılmaktadır. Bugün yıkılı olan naosun kuzey ve güney duvarlarında üçer pencere açıklığı bulunmaktadır. Kilisenin kuzey, güney duvarları tamamen, doğu ve batı duvarları ise, büyük oranda yıkılmıştır. Buna bağlı olarakta örtü sistemide ayakta değildir. Kilise, tüf taşlardan inşam edilmiştir. Kilisenin, M.S 9 yy. yapılan (orta nefin kuzey duvarı) freskoları nispeten sağlam kalabilmiştir.

  10. 10 Saat Kulesi


    Alâeddin Tepesinde iç kalenin güneybatı köşesindeki burcun yarısı yıkılıp içi doldurularak üzerine saat kulesi (1901-2) yapılmıştır. Dıştan minare görüntüsündedir. Kaide ve gövde ongen planlıdır. Sultan II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında yapılmıştır. Dört bölümden oluşan kule Antalya Saat Kulesi gibi kale burcu üzerine yapılmıştır. Saat kulelerinin ortak özelliği tam ve yarım saatlerde çalması ve ağırlıklarla çalışmasıdır.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

27
27 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

kızdım kızdım
3
kızdım
güldüm güldüm
9
güldüm
üzüldüm üzüldüm
7
üzüldüm
çok şekil çok şekil
9
çok şekil
sevdim sevdim
6
sevdim

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı